Manisa Haberleri, Son Dakika Manisa Haberleri

DHA YURT BÜLTENİ – 14

Foça’da savaş gemisi batığı bulunduİZMİR’in Foça ilçesi açıklarında, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü tarafından, Türkiye Batık Envanteri Projesi’nin bu yıl gerçekleştirilen 2. etap sualtı arkeolojik araştırmaları kapsamında Koca Piri Reis Araştırma Gemisi yürütülen çalışmalarda, 18’inci yüzyıla ait olduğu bilinen savaş gemisi batığı keşfedildi.Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü’nün Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı desteği ile yürüttüğü ‘Türk Batık Envanteri Projesi: Mavi Miras (TUBEP)’ çalışması kapsamında Koca Piri Reis Gemisi’yle Foça’da sonar teknolojisiyle uzaktan kumandalı su altı robotu kullanılarak bir süre önce çalışma başlatıldı. Çalışmalar kapsamında, geçen 28 Kasım’da, 18. yüzyıla ait olduğu bilinen savaş gemisi batığına ulaşıldı. Konuyla ilgili bilgi veren DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, 2005 yılından beri devam eden Mavi Miras Projesi ile su altı batıklarının coğrafi işaretlemesini yapmayı hedeflediklerini belirtip, TÜBİTAK’tan destek aldıklarını söyledi. Mavi Miras’ın 2017 yılından sonra Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yürütülen ilk ve tek proje olduğunun altını çizen Prof. Dr. Hotar, Cumhurbaşkanlığı Bütçe ve Strateji Başkanlığı tarafından desteklenen yerli ve milli bir proje olduğuna dikkati çekti. Bilim insanlarının katkıları ve emektar Piri Reis gemisinin varlığı ile denizcilik tarihine yeni ufuklar açacak buluşlar yaptıklarını anlatan Prof. Dr. Hotar, ‘Özellikle az bilinen Osmanlı dönemine ilişkin batıklar bulduk. Bu proje kapsamında heyetimiz 5 gemi batığı buldu. Biz de bu çalışmalara üniversite olarak tam desteğiz. Bunu bir adım daha ileriye taşımak istiyoruz. Özellikle Avrasya coğrafyası içerisinde bu konuyu araştıracak su altı araştırmaları ve denizcilik tarihine ilişkin bir merkez kurma çalışmalarımızı hızlandırdık. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) süreci de tamamlandıktan sonra böyle bir merkezle bilimsel anlamda daha ciddi bir adım atmış olacağız’ dedi. Ağırlıklı olarak Birleşmiş Milletler’in de 2021- 2031 kapsamında gündeme getirdiği mavi büyümeyle ilgili bir strateji oluşturmayı hedeflediklerini dile getiren Prof. Dr. Nükhet Hotar, şöyle devam etti: ‘Özellikle denize kıyısı olan ve denizde hak iddia eden ülkelerin bir mavi büyüme stratejisi oluşturması gerekiyor. Bu kapsamda çalışmalarımızın ve bu bulguların mavi büyüme stratejimizin eylem planının oluşturulmasında da ciddi katkı vereceğine inanıyoruz.’BATIĞIN KİMLİĞİ ARAŞTIRILACAKDEÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Özdaş ise jeofizik mühendisi Dr. Öğretim Üyesi Nilhan Kızıldağ, Kültür ve Turizm Bakanlığı proje temsilcisi Emre Savaş ve ekipteki bilim insanlarıyla önemli bir çalışmaya imza attıklarını belirtip, 2020 yılı sualtı araştırmalarının son etabını Foça’da gerçekleştirdiklerini söyledi. Kültür Bakanlığı’ndan alınan izinle çalışmaları yürüttüklerini anlatan Doç. Dr. Özdaş, ‘Mavi Miras Projesi kapsamında çalışmaları yürütürken büyük bir sürprizle karşılaştık. Açıkçası İzmir bölgesinde çok fazla deniz savaşı olduğunu biliyorduk. Foça açıklarında yaklaşık 50-55 metre derinliğinde üzerinde 20 demir ve bronz top bulunan bir batığa rastladık. Çok heyecanlandık. Batığın kimliğini henüz bilmiyoruz. Çünkü ilk etap çalışmalarımız bunlar’ dedi. Önümüzdeki yıl batık üzerinde daha ayrıntılı çalışmayı planladıklarını kaydeden Doç. Dr. Özdaş, çok sayıda gülle, mutfak kapları, geminin armasına veya donanıma sahip parçalar ile geminin gövdesine ait olan ahşap bölümler tespit edildiğini söyledi. Uzaktan kumandalı su altı robotu kullanarak yaptıkları çalışma hakkında bilgi veren Dr. Özdaş şöyle devam etti: ‘Batığın kabaca, 25 metreye 10 metre genişlikte olduğunu söyleyebiliriz. Ama kalıntılar patlama ve batma esnasında 250-300 metrelikbir alanda dağılmış durumda. Bunlar üzerindeki ilk çalışmalarımızı uzaktan kumandalı su altı robotu yani rov cihazımızla gerçekleştirdik. Çünkü 50-55 metre dalış için derin sular. Batık üzerinde bir planlama yaptık. Buluntulardan çıkardığımız örnekleri ilgili yerlere teslim ettik. Batığın 18’inci yüzyıla ait olduğunu düşünüyoruz. Önümüzdeki yıl batığın kimliğini daha ayrıntılı araştıracağız. Osmanlı arşivlerini araştıracakekiplerimiz bu batığa ilişkin verilere ulaşılabillecek mi ona bakacağız.’YENİ ROTA KARADENİZÖğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Özdaş, proje kapsamında önümüzdeki dönemde Karadeniz’de de benzer çalışmalar sürdürebileceklerini söyledi. İzmir’in deniz savaş tarihi açısından önemine dikkat çeken Özdaş, Karadeniz’deki derin sulara da dalmayı planladıklarını anlattı. Özdaş, ‘Özellikle 16’ıncı ve 19’uncu yüzyıllar arasına ait Osmanlı deniz kazaları arşivimiz var. Birçok bölge belirledik. Biri de Karadeniz Bölgesi’dir. Karadeniz Bölgesi’nde derin sularda çalışmayı planlıyoruz. Çünkü rov cihazımız 1000 metreye kadar dalabiliyor. Foça da bu testleri gerçekleştirmiş olduk. Daha sonra derin sularda çalışmayı planlıyoruz. İzmir bugüne kadar bulunan savaş gemileri açısından en yoğun mücadelenin olduğu yerdir. İzmir deniz savaş tarihi açısından özel bir yere sahip. Fakat Karadeniz de biraz daha batıya doğru kayıldığında aynı özellikleri bulmak mümkün’ diye konuştu.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Piri Reis gemisinden görüntü-Rov cihazından görüntü-Foça’daki su altından batığın görüntüsü-Prof. Dr. Nükhet Hotar ile röp,-Doç. Dr. Harun Özdaş ile röp.Haber: Nevra UÇKAÇ – Kamera: Ahmet Turhan ALTAY / İZMİR, DHA)====================MOSB’ta fabrika yangınıMANİSA Organize Sanayi Bölgesi’nde (MOSB) faaliyet gösteren bir fabrikanın boyahane kısmında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla söndürülürken hasara yol açtı.Yunusemre ilçesindeki Manisa OSB’de faaliyet gösteren otomotiv yan sanayi üretim fabrikasında, saat 12.30 sıralarında yangın başladı. Fabrikanın boyahane kısmında yapılan çalışma sırasında başlayan yangına ilk müdahale, işçiler tarafından yapıldı. İhbar üzerine olay yerine Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen 5 ekip, yangına müdahale etti. Tamamen kontrol altına alınan yangın nedeniyle maddi hasar meydana geldi. Yangının çıkış sebebi araştırılıyor. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Fabrikadan detay-Yangından detayHaber-Kamera: Ersan ERDOĞAN / MANİSA, ====================PKK’lı teröristle çekilmiş fotoğrafı ortaya çıkan avukata 15 yıla kadar hapis istemi DİYARBAKIR’ın Lice ilçesinde düzenlenen operasyonla etkisiz hale getirilen, İçişleri Bakanlığı’nca Terörden Arananlar Listesi’nde ‘kırmızı kategori’de yer alan ‘Amara Doktor’ kod adlı Müzeyyen Aydınlı ile çekilmiş fotoğrafı ortaya çıktıktan sonra tutuklanan avukat Merve Nur Doğan hakkında hazırlanan iddianame, 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianamede, Doğan hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlamasıyla 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 3 Ekim’de, ‘Yıldırım-7’ operasyonu kapsamında Lice ilçesi kırsalında etkisiz hale getirilen 4 PKK’lı teröristten birinin İçişleri Bakanlığı’nca Terörden Arananlar Listesi’nde ‘kırmızı kategori’de, 10 milyon lira ödülle aranan terör örgütü PKK’nın sözde ‘orta saha Amed eyaleti özel güç sorumlusu’ ‘Amara Doktor’ kod adlı Müzeyyen Aydınlı olduğu belirlendi. Operasyonda ayrıca teröristlerin üzerinde örgütsel doküman ve çeşitli materyal ele geçirildi. Jandarma ekiplerince materyallerde yapılan incelemede öldürülen PKK’lı terörist Müzeyyen Aydınlı’nın bir kadınla çekildiği fotoğraf bulundu. Yapılan incelemede fotoğraftaki kadının 2018 yılında terör örgütüne katılan ‘Doğa Dilşa’ (Bese) kod adını kullanan Diyarbakır Barosu’na kayıtlı Merve Nur Doğan olduğu ortaya çıktı. ‘ELİNDE TERÖRİSTLER TARAFINDAN KULLANILAN M-16 MARKA SİLAH İLE ÇEKİLMİŞ BULUNMUŞTUR’Güvenlik güçlerince 7 Ekim’de düzenlenen operasyonla gözaltına alınan avukat Merve Nur Doğan, sorgusunun ardından sevk edildiği adliyedeki mahkemede tutuklandı. Avukat Doğan hakkında hazırlanan iddianame, 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Terör örgütü PKK’nın kuruluşu, yapılanması ve gerçekleştirdiği saldırılarla ilgili detaylı bilgiye yer verildiği iddianamede, ‘Şüpheli Doğan’ın üzerinde terörist kıyafeti giymiş bir şekilde, dağlık bir alanda, elinde teröristler tarafından kullanılan M-16 marka silah ile çekilmiş fotoğraf bulunmuştur. Doğan’ın etkisiz hale getirilen teröristler Aydınlı ve ‘Didar Serdar’ kod isimli Meryem Doğan ile uzun namlulu silahla dağlık alanda çekilmiş fotoğrafları da yer aldı. Bir fotoğrafta ise teröristler tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait hava araçlarınca kullanılan termal tespit cihazlarının görüşünü engellemesi için kullanılan kamuflajlı şemsiye ile çekilmiş fotoğrafının bulunduğu da belirlendi’ ifadeleri yer aldı. TESLİM OLAN PKK’LI TERÖRİSTİN İFADESİ DE İDDİANAMEDE YER ALDITeslim olan PKK’lı terörist E.B.’nin de ifadesi iddianamede yer aldı. E.B., ifadesinde avukat Doğan’ı kırsalda gördüğünü belirterek, ‘Birlik köyünde ‘Botan’ kod isimli Veli Taşkıran gelerek bulunduğumuz araca bindi. Taşkıran ve ‘Soreş Tatvan’ kod isimli Ferhat Akgün sohbet etmeye başladı. Taşkıran, ‘birazdan kız gelecek’ dedi. Akgün ise ‘avukat olan kız mı gelecek?’, Taşkıran ise ‘evet avukat kız gelecek’ diye cevap verdikten sonra araçtan indik. Sonra şüpheli lüks bir araçla geldi. Elinde çok sayıda rulo halinde ve bantlanmış, dış kısmında bir şeyler yazan kağıtlar vardı. Avukat, Taşkıran ve Akgün’ün yanına gitti ve yaklaşık 2 saat birlikte konuştular. Avukat ile Akgün çok samimiydi. Avukat elinde bulunan kağıtları Akgün’e verdikten sonra geldiği araçla köyden ayrıldı’ dedi.İddianamede, sanık Doğan’ın terör örgütü PKK’ya katılım yapıp ‘Doğa Dilşa (Bese)’ kod adını aldığı belirtilerek, ‘Terör örgütü içerisinde sözde alan ve bölge sorumlusu olarak faaliyet yürüten örgüt mensupları ile yüz yüze görüşmeler yaptığı, silahlı terör örgütü PKK’nın üyesi olduğu ve üzerine atılı ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçunu işlediği anlaşılmıştır’ denildi.Avukat Doğan hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlamasıyla 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenilen iddianamede, mahkumiyeti halinde TCK’nin 53/1 maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi talep edildi.İddianamede yer verilen ifadesinde sanık Doğan ise, fotoğrafın baş kısmının kendisine ait olduğunu ve söz konusu fotoğrafların montaj olduğunu ileri sürdü.ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE DİYARBAKIR,  ====================Eski eşinin öldürdüğü kadın ve 2 kızının cenazeleri yanyana defnedildi ERZURUM’da eski eşi Raci Arslan (43) tarafından tabanca ile vurularak öldürülen Gülçin Karabıyık (50) ile kızları Cansu (17) ve Burçin Arslan’ın (24) cenazeleri, gözyaşları içinde yan yana açılan mezarlara defnedildi. Anne ve kız kardeşlerinin cenazesine, cezaevindeki Anıl Arslan da (18) katıldı.Olay, önceki gün öğle saatlerinde merkez Yakutiye ilçesi Kurtuluş Mahallesi’nde meydana geldi. Polis merkezine gelen ihbar üzerine olay yerine giden ekipler, Gülçin Karabıyık ile kızları Cansu ve Burçin Arslan’ı tabancayla vurulmuş, yerde yatarken buldu. Çağırılan sağlık ekibinin yaptığı kontrolde, Gülçin Karabıyık ile kızı Cansu Arslan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralı Burçin Arslan da kaldırıldığı hastanede doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.KATİL ZANLISI VURULARAK YAKALANDIEski eşi ve kızlarını öldürdükten sonra aracına binip kaçtığı belirlenen Raci Arslan, Gölbaşı semtinde tespit edildi. Bunun üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Aracından indikten sonra suç aleti silahı başına dayayarak yürüyen Arslan için çevrede geniş güvenlik önlemi alındı. Polisin tüm çabasına karşın teslim olmayan Raci Arslan, Özel Harekat polislerince sağ el ve karın boşluğundan vurularak yakalandı. Raci Arslan, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.ANNE VE KIZLARI YAN YANA DEFNEDİLDİAdli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsinin ardından Gülçin Karabıyık ile kızları Cansu ve Burçin Arslan’ın cenazeleri, dün öğle saatlerinde yakınlarına teslim edildi. Cenazeler aynı cenaze aracıyla Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mezarlık Müdürlüğü’ne götürüldü. Saldırı sırasında evde olmayan Ferdi Arslan (14) ile Emre Can Arslan (16) gasilhaneye götürülürken anneleri ve ablalarının cenazelerini taşıdı. Büyükşehir Belediyesi Mezarlık Müdürlüğü’nde yıkanarak hazırlanan cenazeler için ailenin cezaevinde olduğu öğrenilen oğulları Anıl’ın gelmesi beklendi. Anıl’ın cenazeye katılması için işlemlerin gecikmesi üzerine defin işlemleri ertelendi.ANNE VE KIZKARDEŞLERİNİN YÜZÜNE SON KEZ BAKTIBugün cezaevi aracı ile defin işlemlerinin yapıldığı Mezarlık Müdürlüğü’ne getirilen Anıl Arslan, girdiği gasilhanede, gözyaşları içerisinde anne ve kız kardeşlerinin yüzüne son kez baktı. Anıl Arslan, anne ve kız kardeşlerinin cenaze namazına bir eli güvenlik görevlisine kelepçeli olarak katıldı.Gülçin Karabıyık ve kızları, Abdurrahman Gazi Mezarlığı’nda yan yana açılan mezarlara defnedildi. Kazılan toprağın donması nedeniyle mezarlara iş makineleri ile toprak atıldı. Güçlükle ayakta durabilen Anıl Arslan da anne ve kız kardeşlerinin mezarlarına toprak attı.Defin işlemlerinin ardından mezarlıkta kardeşleri ve yakınları ile birlikte taziyeleri kabul eden Anıl Arslan, cenazenin ardından cezaevine götürüldü.GÖTÜNTÜ DÖKÜMÜ-Raci arslan’ın polisler tarafından vurularak etkisiz hale getirilmesi-Cezaevinde olan Anıl Arslan’ın jandarmalar eşliğinde mezarlık müdürlüğüne getirilmesi-Anıl Arslan’ın eli kelepçeli cenaze namazı kılması-Cenaze namazının kılınması-Cenazelerin defnedilmesi-Anıl Arslan’ın eli kelepçeli mezarlara toprak atması-Gülçin Karabıyık’ın fotoğrafıHaber-Kamera: Salih TEKİN / ERZURUM  ====================Nurdağı’nda, 2 bin kişiye ‘koronavirüs’ karantinasıGAZİANTEP’in Nurdağı ilçesinde, koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında, 500 evde oturan 2 bin kişi önlem amaçlı karantinada tutuluyor.Koronavirüs vaka sayılarında artış yaşanan ilçede, 36’sı kırsal olmak üzere 48 mahallede pozitif vaka görülmesiyle yapılan filyasyon çalışması sonucu 500 evde oturan 2 bin kişi karantinaya alındı. İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerince tebligat yapılarak, karantinaya alınan evlerin çevresine, polis ve jandarma ekiplerince güvenlik şeridi çekilip, kapılarına ‘Girilmez’ yazısı asıldı. Giriş ve çıkışların yasaklandığı evler ise belediye ekiplerince dezenfekte edildi. Karantinada olanların ihtiyaçları, Vefa Sosyal Destek Grubu’nca karşılanıyor.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ——————————Nurdağı (DRON)Polislerin araçtan yaptıkları anonsJandarmanın çalışmasıBelediyenin İlaçlamasıGenel ve detay görüntülerHaber-Kamera: Kadir ÇELİK-GAZİANTEP-DHA)====================Diyarbakır’da engellilere dron eğitimi DİYARBAKIR Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde bulunan Sanayi Mektebi’nde engelli bireylere, ücretsiz dron eğitimi verildi. Engelliler, kurs sonunda alacakları sertifika ve ehliyetle daha kolay iş imkanı bulabilecek.Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, dron eğitimi veren özel bir firmayla anlaşarak, engelli bireyler için ücretsiz ‘Dron eğitim kursu’ açtı. Kursun ilk etabında 20 engelliye eğitim verildi. Yenişehir ilçesi Fiskaya semtinde bulunan Sanayi Mektebi’nde gerçekleştirilen kursta eğitmenler tarafından kursiyerlere, dron ile ilgili bilgiler verildi. Engelliler, daha sonra da eğitmenler eşliğinde ilk uçuşlarını gerçekleştirdi. Engelliler alacakları sertifika ve ehliyetle iş ararken daha kolay iş bulma imkanı bulacak. ‘BUNA BENZER EĞİTİMLERE DEVAM EDECEĞİZ’Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, engelli bireylerle birlikte, Haziran ayına kadar, 600’a yakın insana dron eğitimi vermeyi hedeflediklerini belirterek, ‘Bu anlamda Sanayi Mektebi çok önemli. Hepimiz biliyoruz ki şuan iş yasasında belli bir sayının üzerinde eleman istihdam eden işletmelerin engelli çalıştırma zorunluluğu var. Bu bazen tartışmalara neden oluyor. Bir şekilde iş alanı açılması anlamında önemli bir konu. En önemlisi bugünkü çalışma, herhangi bir yasal gerekçeye gerek duyulmadan engelli kardeşlerimizi, edindikleri eğitimle ihtiyaçlarını giderecek şekilde aranır hale getirmek. Bu dron eğitimiyle sizler hiçbir engeliniz kotaya tabi tutulmadan aranır eleman haline geleceksiniz. 20 kişiye eğitim veriyoruz. Teknik ve araç ile mekan eğitimleri olduğu için ilk aşamada belli sayıda aldık. Buna benzer eğitimleri açmaya devam edeceğiz’ dedi.’O ANI, ORADAYMIŞIZ GİBİ YAŞATACAK’Bedensel engelli Beytullah Tekin, dron ile ulaşamadıkları yerlere bu şekilde gideceklerini ifade ederek, ‘Dron sanki bize, o anı oradaymışız gibi yaşatacak. Bir de biz engellilerin en büyük sıkıntısı iş bulamamaktı. Özellikle tekerlekli sandalyedeki engellilere, vardığımız her kapının örtülmesi demek. Dron eğitimi olsun, başka bir eğitim bu sertifikalar elimizde olursa ileriye dönük iş sahası biraz daha genişlemiş olacak’ diye konuştu.Ömer Konaklı da, kendisi gibi engellileri topluma kazandırmak adına güzel bir proje olduğunu, diğer kurumların da başka projelerle engelli bir bireylere yönelik bu tür çalışmalar yapmasının önemine değindi.

Bir önceki yazımız olan 'MAKOM, afet ve acil durumlara daha etkili müdahale sağlıyor' başlıklı makalemizde 112 Acil, Afet Koordinasyon Merkezi ve Güncel hakkında bilgiler verilmektedir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir